Eng | Рус | عربي

TIP FAKÜLTESİNDE “HERKES İÇİN GÜVENLİK” SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

     


Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesinde Cerrahi Hemşireliği Günleri “Herkes İçin Güvenlik” sempozyumu düzenlendi.

Mavi Salonda gerçekleştirilen sempozyuma AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Tıp Fakültesi Dekan V. ve AKÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Adem Aslan, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Dündar, Afyon Sağlık Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Haşmet Sarıcı, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

Sempozyumun açış konuşmasını yapan AKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Yöneticisi Hemşire Gülsen Yıldırım, hemşireliğin birey ve topluma yardım etmeyi amaçlayan, bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplini olduğunu söyledi. Hemşirelik mesleğinin uygulanmasında öncelikle gereksinimlerin saptandığını ifade eden Yıldırım, “Bakım ve hizmet uygulanır ve sonuçlar değerlendirilir. Hemşirelik mesleği bilgi ve beceri yanında yüksek ahlaki ve davranış temeli gerektirir. Mesleki etik kurallara uymak, çağdaş bilgiye sahip olmak ve vicdanlı olmak bir hemşirenin temel davranış biçimidir” dedi. Hemşireliğin doğasında insana saygı ve insan haklarına değer verme olduğunu söyleyen Yıldırım, “Hasta haklarının değişen sağlık ihtiyaçlarının, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin karşılanması ile etkili, verimli duyarlı sağlık hizmetinin sunulmasında hemşirelere önemli görevler düşmektedir. Milliyet, renk, inanç, cinsiyet, siyasi ve sosyal statü sunulan hemşirelik hizmetinin kalitesini değiştirmez” diye konuştu.
 
“Hasta güvenliği en üst düzeyde tutulmalı”
AKÜ Afyon Sağlık Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Haşmet Sarıcı ise çalışan sağlık ekibinin ve hastaların güvenliğinin en üst düzeyde tutulması gerektiğini söyledi. Cerrahi denildiği zaman özellikle hasta güvenliğinin en üst düzeyde tutulması gerektiğini belirten Sarıcı, “Bu hem doktorlar açısından hem de hemşireler açısından büyük önem arz etmektedir. Alınan güvenlik ile sadece hastaların iyileştirmeyi amaçlanmamakta, aynı zamanda kendimizi de korumayı bir hedef olarak öngörmek zorundayız. Verilen hizmetlerde hastaların bakımları gerekse hasta yakınlarının fiziki ortamlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesi hem hastaların iyileşmesi açısından hem de hasta yakınlarının burada psikolojik anlamda gerekli özgüveni sağlamaları açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de ilk defa intörn hemşire modeli
AKÜ Tıp Fakültesi Dekan V. ve AKÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Adem Aslan ise 2011-2016 yılları arasında AKÜ Afyon Sağlık Yüksekokulu Müdürü iken Hemşirelik bölümünün eğitim modelini değiştirdiklerini söyledi. Aslan, “Türkiye’de model olarak intörnlük sistemini hastane ile entegre hale getirdik. İlk 3 yılı teorik, 4. yılı ise pratik olan bir sistem. Yani mezun olduğunda, sahaya çıktığında hazır tecrübeli bir hemşire olacak şekilde eğitimlerini planladık. Birkaç yıldır bunu uyguluyoruz. Mezun olan hemşirelerimizin iş bulma sorunu yok. Bu akademik sistemin gelişmesi bir süreç” dedi.

“Hasta, çalışan ve çevre güvenliğine yönelik bilimsel araştırmalar yapılmalı”
AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak ise hemşirelerin hasta bakımının her alanında hasta güvenliği ile iç içe olan meslektaşları olduğunu ifade etti. Hastaların ve diğer ilgililerin risk ve riskin azaltılması konusunda bilgilendirilmesi, hasta güvenliğinin sağlanması ve istenmeyen olayların rapor edilmesinin hemşirelerin önemli görevleri arasında yer aldığını söyleyen Solak, “Cerrahi süreç boyunca bakım ile sorumlu olan hemşirelerin bu sorumluluğu tam anlamıyla yerine getirebilmeleri, hasta ve çevre çalışan güvenliğiyle etik ilkeleri anlamaları ve bu doğrultuda bakım vermelerini gerektirir” diye konuştu.

Hasta güvenliğinin tüm sağlık ekip üyelerinde olduğu gibi temel hemşirelik bakımının da unsuru olduğunu ifade eden Solak, şöyle devam etti:

“Bu doğrultuda hemşirelerin, hasta güvenliği uygulamalarındaki rol ve görevleri düzenli eğitimlerle uygulanmalı. Hasta ve çalışanın çevre güvenliği kültürünün oluşturulması ve kalıcı olması için sağlık çalışanlarının tamamı bu konuyu sahiplenmeli. Çalışanlara hasta güvenliğini tehdit eden işlemleri belirleme ve azaltma konusunda sorumluluk verilmesi, hasta güvenliği için yeterli kaynak ayırması, hasta, çalışan ve çevre güvenliğine yönelik daha çok bilimsel araştırmalar yaparak söz konusu araştırmaların arttırılması açısından da bu tür bilimse toplantılara ihtiyaç olduğunu bilmekteyiz.”
 
Sağlık yüksekokulu fakülte olacak
Yükseköğretim Kurulunda (YÖK) hemşirelik komisyonunda görevli olduğunu söyleyen Solak, “Ben bir taraftan üniversite rektörlüğünü yönetirken bir taraftan da hemşirelik komisyonunda da 5 yılı aşkındır görev yapmaktayım. Hemşirelik mesleğine olan saygım nedeniyle hemşirelik bölümlerinin fakülteleşmesinde doğrudan görev alan bir yönetici oldum. Şimdi de sağlık yüksekokullarının fakülteleşmesi konusunda doğrudan katkıda bulunuyoruz. 2-3 ay içerisinde eksiklerimiz tamamlanırsa sağlık yüksekokulumuzda fakülteleşecek” diye konuştu. Hemşirelik bölümlerinin çekirdek eğitim programlarını organize ettiklerini belirten Solak, “Çekirdek eğitim programları bugünkü panelinde ötesinde hemşirelik hizmetlerinin iyi verilebilmesi için, eğitim programlarının düzenlenmesi, ülke genelinde standart hale gelmesi, alınan diplomanın Avrupa ve diğer ülkelerde geçerliliğinin sağlanması için de Avrupa’daki eğitime eşgüdümlü gidilmesine yönelik çalışmalar yapıldı” değerlendirmesinde bulundu.
 
“Ali Çetinkaya Kampüsü tamamen sağlık kampüsü oluyor”
Türkiye’de ilk defa hemşirelik dahil sağlık yüksekokulu eğitim programlarında fizyoterapi, hemşire, diyetisyen ve sağlık işletmeciliği ile ilgili eğitimlerde intörnlüğü getirdiklerini ifade eden Solak, şunları söyledi:
 
“Türkiye’de ilk yapan üniversiteyiz. İntörn hemşire demek artık hemşire demek. İntörn hemşire, kıdemli bir hemşirenin yanında doktorlar gibi çalışacak. Öğrenci olarak görmüyoruz artık hemşire diyoruz. Mart ayının başında çok güzel bir sosyal tesis ihalesi yapacağız. Ahmet Necdet Sezer Kampüsündeki yemekhanenin aynısını 3’te 2 büyüklüğünde Ali Çetinkaya Kampüsüne yapıyoruz. Giriş katı kafe, üstü öğrenci yemekhanesi, onun üstü personel yemekhanesi üzeri de sosyal tesis diye 12-14 ayda bitireceğiz. Herkesin buluşma noktası olacak. Sağlık Yüksekokulunun eksikleri gideriliyor; atamalar yapılacak en kısa zamanda fakülte olması için çalışıyoruz. Afyon Kocatepe Üniversitesi Ali Çetinkaya Kampüsü bizim sağlık kampüsümüz. Yeni bir çalışmayı başlattık. Yeni bitirdiğimiz binada Onkoloji ve Hematoloji Hastanemiz hizmete başladı. Onkoloji binasını tüp geçitle de bağladık. Yanına güzel bir sağlık kafesi açtık. Karşısına da radyoterapiyi koyduk. 4 ünite 3’ü hizmet 1’i dinlenme yeme içme ünitesi olarak bir modele doğru geçiyoruz. Yakında yeni bir döneme giriyoruz. Daha doğrusu yeni binalarla yeni hizmet sürecine giriyoruz. 2011 yılında göreve geldiğimde 40 bin metrekarelik bir kapalı alanda belli bir düzeyde hizmet verirken şuan da 105 bin metrekareye çıktık. Her binaya da ortalama 110 milyon TL harcama yaptık. Sadece radyoterapiyi 40 milyona mal ettik. Yeni cihazlar getirdik. 1,5 yıl içerisinde de özellikle kanser tanısı konmuş hastalarımızın radyoterapi hizmeti dediğimiz hizmeti büyük bir mutlulukla veriyoruz bununla da şeref duyuyoruz. 1-2 ay içerisinde hastanemiz yeni bir organizasyonla yeni bir katılımla sağlık hizmetlerinde yeni bir vizyonu kamuoyu ile paylaşılacak. Kısaca bu kampüs Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu gibi tamamen sağlık ile ilgili ünitelerden oluşan bir kampüs haline geliyor.”